20 Eylül 2014 Cumartesi

Bu Beyin Bitti, Yenisini Getirin

Ders çalışırken sıkılır telefonu elinize alırsınız, bir şey var mı diye bakarsınız. Facebook'tan bir mesaj vardır. Bakarsınız, servis asistanınızdandır. Allah Allah, der, açar bakarsınız. O mesajda der ki: "Raporunuzu okudum çok iyiydi; ama tam puan verirsem hocalar çok zorlar, kaç vermeliyim? Söyleyin, o notu vereyim."

Biz bunun adına tıpta Muhteşem Asistan Sendromu diyoruz.

Ben daha hayatımda görmedim kaç vereceğini bana soran asistan ve beş yıldır okuyorum - saymadığım yıl da kaldığım yıl değil, ilk senem olur; pek de seneden sayılmazdı o sene. Ben hayatımda görmedim "Siz adınızı yazın verin, ben sizi var yazdırırım, dert etmeyin." deyip harbiden unutmayan asistan. Ben hayatımda görmedim diğer asistanları soru yağmuruna tutup sınava çeker gibi cevap isteyen, yine de sevilen asistan. Demek ki neymiş? Adam gibi adam olacakmışsın. Adam olursan TUS'ta kaç almışsın, nereden rotasyona gelmişsin, kimsenin umurunda olmazmış. Yıllar sonra ilk defa ayakta alkışlıyorum; usta, saygım sonsuz.

Böyle adamlara blogumda en azından birer köşe ayırmam gerektiğini hissediyorum. Mesela bazı insanlara blogumda bir kelimelik dahi bir alan ayırmak istemiyorum aslında; ama hani sinirlerimi bozuyorlar. Sınav vardı da bugün, e biraz gergindim, haliyle. Yani hoca sınavda kötü huylu olan bir taneydi, anlıyorum, hadi ben cevaplayamadım sorularını, bana B2 verdi. Yahu benim bir arkadaşım var, adam derslerde hocalarla tartışıp onlara "aaa evet haklısın bak" dedirtebiliyor; ona nasıl benden anca iki puan yüksek verirsin yaa?! Lütfetmiş de geçirmiş hani resmen! Ay kendime değil ona daha çok sinirlendim; hadi beni anladık da o... tövbe estağfurullah. Halbuki çok da iyi kadındır çok severim kendisini, sınavlarda bir dönüşüm falan mı geçiriyor, bir anda içinden bir canavar, şeytan falan... anlamadım ki...

*

Sınava çalışırken öğrendiğim ve unutmamak için kenara yazdığım çok acayip bilgilerle komikli anlarıma bakıyordum az önce. Muhtemelen yarın sabah okuduğumda hiç komik gelmeyecekler; ama şu anda kendilerine hala gülüyorum. 

Mesela, dün gece oda arkadaşım Kedi'yle oturuyoruz sırt sırta ders çalışıyoruz; onun stajı da nöroloji, bayağı zor, sıkıntıda. Üç gündür beyin çalışmaktan beyni salataya dönmüş, arkamda ikide bir oflayıp duruyor; gerçi sonradan A1'le geçti heywan ya, neyse. Yanına gittim, dedim "Sana sevgi göstereyim mi? Sevgiye ihtiyacın varmış gibi duruyor."

Şöyle bir ofladı, sessizce durdu, sonra kendi kendine mırıldandı: "Valla neye ihtiyacım var ben de bilmiyom... galiba yeni bir beyne... bu bitti..." 

Güler misin, ağlar mısın? Durum resmen trajikomik, çünkü kız haklı! Beyinde bilmem kaç milyar terabayt mı artık her neyse bu teknoloji beni aşar, o kadar depolama alanı varmış ya? İşte o bende yok. Bitti! Finish! Google translate amcaya sormaya üşenmesem birkaç dilde daha yazacaktım da çok üşendim. Ama bitti, yani. Yer kalmadı usta yeni kayıt yapacak; zip dosya desen o da çözüm değil, onda da açıp hatırlamak uzun sürüyor, hoca memnuniyeti sıfır. Buna acil bir çare bulmak lazım usta, can dayanır mı buna? Ufacık ilaç bile benden akıllı neredeyse! 

Aripiprazol diye bir ilaç varmış, adı bile tekerleme gibi, söyleyene kadar adamın dili dolaşır; bu ilacın bir özelliği var ki nah böyle apıştım kaldım, böyle. Normalde ilaç dediğinin tek bir şey yapması lazım, dimi? Kimyasal madde sonuçta; hani ne bileyim, bakteri öldürür, şekeri düşürür, tansiyonu düşürür falan... bizim beyinde de dopamin diye bir şey var, az da olsa çok da olsa bokluk çıkarıyor; bozulursa düzeltmek lazım. İşte bu aripiprazol denen yüzsüz ilaç, ilaçlığını bilip tek iş yapmak yerine gidip bakıyor; dopamin azsa dopaminmiş gibi yapıyor, çoksa dopaminin ağzını burnunu dağıtıp bir şekilde azaltıyor. Yeminle şuncacık kimyasal molekül benden akıllı; kaç atomluk aklın var ki yavrum senin? İleri zekalı moleküller başka oluyor, azizim... hayır, bir de sınavda sorduklarında hatırlayabilsem! 

Bence bende kronik beyin yetmezliği sendromu var, bütün sorun buradan kaynaklanıyor. Yetse işler böyle olmazdı. Hani zaten içim dışım psikiyatri olmamış olsa diyeceğim alsınlar beni bir saksıya yatırsınlar, ilaçlayıp sulasınlar, bir kendime getirip öyle salsınlar... gerçi oradaki tedavilere de güven olmaz, dimi?  

Hani vardır ya filmlerde "delileri şoklayarak tedavi etme" sahneleri; böyle eski zamanları anlatır... bir kadın gelir saçı başı darmadağın boş boş bakan beyaz kirli elbiseli falan, bağlarlar masaya... hah, işte onu biz hala yapıyormuşuz. Yani tabii ki öyle uyanıkken yapmıyormuşuz, uyutuyormuşuz; ama sonuç aynı: bağlıyorsun kabloyu, veriyorsun cereyanı... şimdi ben bunun işe yaradığına mı şaşırayım, hala daha iyi tedavi bulamadığımıza mı yanayım, bilemedim doğrusu. Gerçi bunu en son yapıyoruz, önce türlü çeşit ilaç deniyoruz; ama baktık olmuyor, bas voltajı... 

Tabi adına "şoklama" denmez, çok barbarca, öyle anlaşılır laf söylenir mi hiç? Yüksek müsaadelerinizle tanıştırayım; bu çok yakışıklı beyefendinin adı Elektrokonvülziv Tedavi. Şoka takım elbise giydirip bir berbere sokup çıkarıyorsun, iki puf da pudra, oldu sana İngiliz asilzadesi. Eşekle semeri muhabbeti. Gerçi çok laf etmeyeyim şimdi böyle olunca aslında olay da iyi; uyutuyorlar seni haftada iki kez, üç kere uyuyup uyanıyorsun, bir bakıyorsun ki düzelmişsin! E mükemmel değil mi? Ne uğraşacan, çuvalla ilaç, yutuyon yutuyon en az bir ay, tık yok. Yok yok, beni yatırınca saksıya ekip sulamasınlar. Temiz temiz beynimi şoklasınlar. 

Türk mantığı abi; bozulduysa bir aç kapa geçer! Hala bundan iyi taktik yok. Bir de kendimizi elin gavurundan aptal zannederiz. Pratik zeka lazım usta, pratik... 

1 yorum:

  1. Kedi ya ben onu yerim ♡ noonim o asistan kaç yaşında desem tabi cinsiyet önemli hani yoksa sizi shipicem :D hani ilk başlığı okudum dedim herhalde rapordu sınavdı beyni yandı noonimin dedim ama bir baktım ki raporun zaten mükemmelmiş hani tam not ne demek ya? Sınav için ise işte halis mulis bir insan evladı olan noonim kendisi yerine başkası için de sinirleniyor ama haklısın bende sinir oldum sonuçta kaç öğrenci sizin fakültede evet haklısın dedirtir hocaya? Şu günlerde hocalara gıcığım var kendi hocalarım değil ilginç olan. Sky da şikayetçi bir tanesinden belki birden fazla...ama başkalarının hocalarına sinirleniyim derken bu sefer benimkileri de yakıcam haydi hayırlısı :) bakalım ben kaç yılda yeni bir beyin isticem hoş bendeki pek iyi değil şu an

    YanıtlaSil